banner16

Hüseyin Ayaz'a yargıdan TOKAT!

Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz’a adaletten tokat gibi cevap. Faik Akyol’un röportajını engellemek isteyen ve erişim yasağı talep eden Ayaz şok oldu.

Hüseyin Ayaz'a yargıdan TOKAT!
19 Ağustos 2017 Cumartesi 08:25

banner15

‘AYAZ’I FETÖCÜ MÜFETTİŞLER KURTARDI’ DEMİŞTİ

Başiskele Belediyesinde uzun yıllar Mali ve İdari İşlerden Sorumlu Başkan yardımcılığı görevinde bulunan Faik Akyol, geçtiğimiz günlerde Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu. Faik Akyol açıklamalarında, Hüseyin Ayaz’ı kurtaran FETÖ’cü müfettişlerin olduğunu ileri sürmüş ve ilçede İş adamlarından ruhsat verme karşılığında para talep edildiğini öne sürmüştü. Kocaeli 1.sulh ceza mahkemesi Ayaz’ın bu röportaj ile ilgili istediği erişim yasağını reddetti. 


İşte Hüseyin Ayaz’a Mahkeme’nin tokat gibi verdiği gerekçeli karar;

Talep 5651 sayılı internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele hakkında kanun uyarınca erişimin engellenmesine ilişkindir; 5651 sayılı yasanın ‘’içeriğinin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi’’ başlıklı 9.maddesinde internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle verilebileceği hüküm altına alınmıştır. İçeriğe erişiminin engellenmesi, kişilik haklarını korunması amacıyla düzenlenmiş bir kurum olup kullanılması şu iki halde mümkündür. İlki basın yayın organı aracılığıyla kişilik haklarına saldırı olması ikincisi de kişiler ilgili gerçeğe aykırı yayın yapılması halidir. Bu iki halin tespitinde içeriğe erişim basın özgürlüğünü yok edecek şekilde yorumlanamaz. Yükse mahkemenin sayısız kararında yer verildiği üzere basın özgürlüğü anayasanın 28.maddesi ile 5187 basın yasasının 1. ve 3. Maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı toplumun sağlıklı mutlu ve güvenlik içinde gerçekleştirmektir. Bu durumda halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olmasıyla olanaklıdır. Basın olayları izleme araştırma değerlendirme yayma ve böylece kişileri bilgilendirme toplumun ve insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek öğretme aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur.  Aynı zamanda yaşanan sorun olay ve oluşumlar hakkında kamuoyunun nesnel biçimde aydınlatmak düşünmeye yönlendirici tartışmalar açmak yöneticileri eleştirmek uyarmak ve bu surette denetlemek koşul olarak aranması genel durumlarda hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin davranış biçimlerinin hukuka aykırılık oluşturduğunu kabul edildiği durumlarda basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.


Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında anayasanın temel hak ve özgürlükler bölümü ile Tük medeni kanununun 24. ve 25. Maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir sorumluluktur. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin üstün tutulması gerektiği bunun sonucunda da daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken özellikle yayının gerçek olmasını kamu yararı bulunmasını toplumsal ilginin varlığını konunun güncelliğini gözetmeli. Haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Basın objektif sınırlar içerisinde kalmak suretiyle olay ve konu ile ilgili olan görünen bilinen her şeyi araştırıp olayları olduğu biçimi ile yayınlamalıdır. Buradaki gerçeklik somut gerçeklik olarak değil o anda belirlenen ve var olan orta düzeydeki kişilerce de yayının amacının anlaşılmasını ortaya koyacak bir gerçeklik eş söyleyişle olayın haber yapıldığı andaki beliriş biçimine uygunluk şeklinde anlaşılmalıdır.Yayının ancak maddi gerçekliği saptandıktan sonra verilebileceği şeklindeki düşüncenin kabul edilmesi halinde haber verme ve konuyu aydınlatma hakkının özü sınırlandırılmış olur. Zira maddi gerçeğin araştırılıp ortaya çıkarılması çok zaman alacak ve bu durumda haberin güncelliği de ortadan kalkacaktır. Önemli olan olayların doğması ve bunların kamuya aktarılmasıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayından da basın sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeleri gözeten yayının anayasaya basın kanununa ve dolayısıyla hukuka uygun olduğu ve kişilik değerlerine saldırı teşkil etmeyeceği kabul edilmelidir.


Basında yer alan açıklamalar konusuna göre olay açıklamaları ve değer yargıları olmak üzere iki biçimde belirir. Günlük basında yer alan haberler olay açıklaması eleştiriler ise değer yargısı niteliğinde basın açıklamalarıdır. Olay açıklamaları belli bir olayın objektif olarak aktarılması olduğu halde değer yargıları bir olay ya da durum hakkındaki sübjektif düşünce açıklamalarıdır.


Diğer taraftan talep edenin siyasetçi olması karşısında basının ‘’başkalarının itibarını korumak’’ gibi çizilmiş sınırları aşmaması gerekmekle birlikte kamu menfaatinin bulunduğu diğer alanlarda olduğu gibi siyasi meselelerde de haber ve fikirleri iletmek yine basına düşen bir görevdir. O halde bir siyasetçiye yönelik eleştirilerin kabul edilebilir sınırları özel bir şahsa yönelik eleştiri sınırlarına göre daha geniştir.


Aleyhine tedbir istenen gazetenin ilgili internet sitesi içeriği buna karşı talep dilekçesinde belirtilen hususlar ile dosya kapsamının bütünüyle incelenmesi sonucunda belirtilen internet sitesinde habere konu röportajda Faik Akyol isimli şahsın açıklamalarını yönlendirecek ya da bağlantı kurduracak bir biçimde sorular yöneltilmediği ve röportaj yapıldığı ‘’Faik Akyol’dan Hüseyin Ayaz hakkında bomba açıklamalar’’ başlığıyla Faik Akyol isimli şahsın iddialarının ve söylemlerinin olay/haber aktarımı mahiyetinde kaleme alındığı kullanılan dil ve ifadesinde yapılacak niteleme ve yorumda haberin verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçünün aşılmaması gibi nedenlerle konusu ile ifade tarzı arasında düşünsel bağlılık unsurunu taşıdığı, haberin açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunduğu düşünce veya eleştirinin verilişinde sözcüklerin seçiminde doğrudan aşağılayıcı küçük düşürücü incitici bir nitelik görülmediği  buna göre, yukarıyla kısmen aktarımı yapılan haliyle ve haberin ele alınış biçimine göre basının bilgi edinme, yayma,eleştirme, yorumlama ve eser hakları yaratma kapsamına girdiği temelini anayasanın 28. Maddesinden alan ve 5187 sayılı basın yasasının 3. Maddesinde düzenlenen bu hakların, basın yoluyla işlenen suçlarda, hukuka uygunluk nedenlerinin oluşturduğu bu nitelikteki haberler için engelleme kararının verilmesinin basının işlevsiz kılınmasını, görevini yerine getirirken çekingen davranmasına yol açacağı, konunun gerçek duruma uygun olup olmaması ile genelinde basın organında olayı abartarak sunması karşılıklı tartıya konulduğunda yayının mevcut hali itibariyle basın özgürlüğü sınırlarında kaldığı sonuç ve hukuki kanaatine varılmış, bu şekilde talebin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmış ve hakimliğimizce talebin reddine ilişkin karar verilmiştir.

Faik Akyo’un Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz ile ilgili gazetemize verdiği işte o röportaj;




İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.